ElementaryIntermediate

PRESENT PERFECT TENSE IN ENGLISH - İNGİLİZCE'DE YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN

Present Perfect zamanı have fiilinin yanına fiilin 3. çekimi (past participle) getirilerek oluşturulur. Geçmişi ifade etmenin başka bir yoludur.

  He has studied English and French.
 O, İngilizce ve Fransızca okudu.
  I have read many books.
 Birçok kitap okudum.

Genellikle fiilllerin 3. çekimi(past participle) geçmiş zaman çekimiyle aynıdır, ama bazı fiillerin çekimleri düzensizdir.

be
  been
go
  gone
come
 

 
come
run
 

 
run
swim
swum
fly
 

 
flown
see
 

 
seen
speak
  spoken
do
  done
give
 

 
given
hide
hidden
become
  become
take
 

 
taken
get
  gotten / got
break
  broken
shake
  shaken
wake
 

 
waken
awake
  awaken
rise
  risen
lay
lain
fall
  fallen
begin
  begun
know
  known
forget
 

 
forgotten
write
  written
choose
chosen
drink
  drunk
eat
 

 
eaten
bite
  bitten
show
 

 
shown
  She has forgotten her name. She has amnesia.
 O, adını unuttu. Amnezi(hafıza kaybı) var.
  I have already drunk the coffee.
 Kahveyi içtim bile.
  They have gone to see the President.
 Başkanı görmeye gittiler.
  She has come to see you.
 Seni görmeye geldi.

Have fiili present perfect zamanında kullanılıyorsa önce gelen zamirin yanına kısalmış şekli gelebilir.

  I've been to New York once before.
 New York'ta daha önce bir kere bulundum.
  He's gone to the fish market.
 Balık pazarına gitti.
  We've come to help.
 Yardım etmeye geldik.

Present Perfect zamanında olumsuzluk 'not' ile yapılır. 'Not' olduğunda have 'not' ile kısalarak birleşebilir ama önündeki zamirle birleşemez.

  She hasn't spoken to him.
 Onunla konuşmadı.
  We've not spoken with her.

Soru sormak için have cümlenin başına getirilir.

  Have you seen Matthew?
 Matthew'i gördün mü?

Aralarında önemli farklılıklar olduğu halde geçmiş zaman (past simple) ve present perfect zamanın örtüştüğü yerler de vardır. Belirli bir zaman bildirildiğinde geçmiş zaman simple past kullanılmalıdır.

  He finished three days ago.
 Üç gün önce bitirdi.
  They finished a long time ago.
 Uzun süre önce bitirdiler.

Zaman belirtilmediğinde present perfect de geçmiş zaman da kullanılabilir.

  I have already finished.
 Bitirdim bile.
  I already finished.
 Bitirdim bile.

Geçmiş zamanda anlam simple past "present perfect" e göre daha kesindir.

  John has taught math for twenty years.
 John 20 yıldır matematik öğretiyor.
 
  John taught math for twenty years.
 John 20 yıl matematik öğretti.

Yukarıdaki cümlelerde ilk cümlede John'un hala matematik öğretiyor olma ihtimali var. İkinci cümlede John artık kesin olarak matematik öğretmiyor. Emekli olmuş, iş değiştirmiş yada ölmüş olabilir.

  Steve and Carol have eaten at that restaurant twice. They really like it.
 
 Steve ve Carol bu restoranda iki kere yemek yediler. Burayı gerçekten seviyorlar.
 
  Steve and Carol ate at that restaurant twice.
 Steve ve Carol bu restoranda iki kere yemek yediler.

Eğer birşey geçmişte başladıysa ve konuşma anına kadar devam ediyorsa present perfect zamanı kullanılır. 

  They have lived here for a long time.
 Uzun süredir burada yaşıyorlar.
  She has been in Australia for two years.
 İki yıldır Avustralya'da yaşıyor.
  We have studied for 5 hours straight.
 Tam 5 saattir ders çalışıyoruz.
  Tim has waited for 30 minutes.
 Tim 30 dakikadır bekliyor.

Aşağıdaki cümleler olayın geçmişte başladığını ve artık bittiğini gösteriyor.

  They lived here for a long time.
 Burada uzun süre yaşadılar.
  Melissa waited for 30 minutes.
 Melisa 30 dakika bekledi.

Eğer cümlede since varsa "present perfect" kullanılır.

  We have lived here since June.
 Haziranda beri burda yaşıyoruz.
  She has been in China since last month.
 Geçen aydan beri Çin'de.

"Present Perfect" ten önce might kullanılıyorsa özne 3. tekil şahıs olsa bile have kullanılır.

  She might have forgotten to lock the door.
 Kapıyı kilitlemeyi unutmuş olabilir.
  He might have given the painting to someone.
 Boyayı birine vermiş olabilir.

Should, could ve must'ın geçmiş zaman (past simple) kullanımları yoktur. Geçmiş anlamı vermek için "present perfect" kullanılır.

  He should have told you earlier.
 Sana daha önce söylemeliydi.
  I should have tried harder.
 Daha çok denemeliydim.
  She could have been nicer.
 Daha kibar olabilmeliydi.
  You must have seen him.
 Onu görmüş olmalısın.

 

   
Bu site ingilizcenet yapımıdır.
Copyright © 2005-2008 ingilizcechat.net